Ortahisar'ın Kültürü


Ortahisar’ın kültürü, Türkiye genelinde uygulanan kültürün bir parçasıdır. Ancak, kendine özgü bazı küçük farklılıklar da yok değildir. Bu farklılıkların başında komşuluk münasebetleri gelir. Kasaba halkının komşuları ile muhabbetleri ailevi münasebetlerden farksızdır. Dardakalan bir komşunun yardımına koşarak sıkıntısı giderilmeye çalışılır. İyi ve dürüst komşu devamlı el üstünde tutulur. Kötü komşu ile dayanışma enaza indirilirse de, hiç bir zaman tamamen dışlanmaz.“Ev alma komşu al.” atasözü ve dinimizde ‘Komşuyu komşuya mirasçı kılardım’ hadisişerifi, yaygınca söylenen ve tatbik edilen bir uygulamadır.

  • MAHALLİ KIYAFETLER

    Ortahisar’da eskiden daha çok giyilen giysiler, günümüzde artık giyilmiyor. Eski giysilerin isimlerini bilen bile giderek azalıyor kasabada... Üç peşli, salta, çuha, bindallı, şalvar, cepken, entari, kıstırma, sırmalı kadife elbise, ceket, etek, fes, siyeç, lapçın, şiptirik, el örgüsü süslü çorap, yemeni-yazma ve çarşaf gibi giysiler tamamen yok olmuş durumdadır. Gerek rahatlık, gerekse ananevi adet gereği giyilen bu kıyafetler önem taşırdı.

    Kadınlar, şalvar ve yemeniye çok önem verirler; bu önemin nişanesi olarakhiç olmayanın yedi-sekiz şalvarı, yirmi-yirmi beş oyalı yemenisi bulunurdu sandığında… Kadınlar, başlarına bağladıkları yemeniyazmaların kenarlarını süslerler; mekik, tığ ve iğne ile yapılan süslü oyalara çeşitli ilginç isimler verirlerdi.

  • İĞNE İLE YAPILAN OYALAR

    Elti eltiye küstü, yelpazeli, yel değirmeni, kuşdili, maydanozlu,
    saray süpürgesi, dutlu, gelin göbeği, menekşeli,motifli, yıldızlı, küpeli, karanfilli, çarkıfelek,
    çilekli, muzlu, kelebekli, bademli, Süreyya’nın gözyaşları…

  • TIĞ İLE YAPILAN OYALAR

    Türkan Şoray’ın kipriği, beş güllü, mezar taşı cennet gülü, armutlu, üç güllü, yazıman, loğusa yatağı, tek mekik, keloğlan, maydanozlu, dolma biber, aşık yolu şaşırdı, kız kaçıran vs. dir.

  • MEKİK İLE YAPILAN OYALAR

    Subay sırması, yılan kemiği, mercimekli, Ecevit’in burnu, kalpli, gelin tacı, topal asker, zayıf asker, sümüklüböcek, hayat ağacım, ojeli tırnak, kaynana dili, sıçandişi, kuşdili vb. gibi çeşitler vardır.

  • BAYRAMLAR

    Dini bayramlarda halk sevinç içinde gününü geçirir. Bayramdan önceki günlerden başlayan evin genel temizliği, bayram gününe bitirilir. Kasaba dışında oturanlar bayram günü kasabada bulunmaya özen gösterirler.
    Arife günü, erkekler ikindi namazından sonra topluca mezarlık ziyareti yapar. Kadınlar ise mezarlık ziyaretini daha erken saatte yapar. Bayram günlerinde, önce camide herkesle, sonra evin büyükleri ile bayramlaşılır; ardından yakın akrabalar, komşular ve hastalar dolaşılır.

    Eskiden, henüz nişanlı gelin kızı olan kimse, bayramlarda gelin kızına giydirmek üzere, komşusundan emaneten aldığı altın, fes, gümüş kuşak, urba, (Sırma işlemeli giysi), giysileri giydirir; bayram, şenlik içinde topluca özel yerlerde kutlanırdı. Bu özel yerlerdeki şenliklere “Binlik Şenlikleri” denirdi. Binlik şenliklerinin yapıldığı yerler: Kıranbaşı, kumlubucak, ilesilli, ve cevizdibi diye anılırlar. Binlik şenliklerinde kadınlar, karşılıklı maniler söyleyerek eğlenirlerdi. Şenliğe katılan her gelin veya kız, şenlik mahalline eli boş gelmez; evinde oraya uygun ne varsa getirirdi.
    Köftür (Pekmezden Mamul Pestil), kuru üzüm, kabak çekirdeği, ceviz ve diğer çerez cinsinden yiyecekler vs., başta gelen çerezlerdi.
    Şenlik, bayram süresince devam ederdi. Kasabada eskiden uygulanıp, günümüzde uygulanmayan bir eğlence türü daha vardı; adı, kelle atma yarışıydı.

  • KELLE ATMA YARIŞI

    Kelle atma yarışının aslı, Özbek Türkleri’nin milli oyunlarından olan cirit oyununun son safhasıdır. Dörder kişiden oluşan iki takımım at üzerinde geniş bir meydanda yaptıkları yarıştır. Bu yarışın yapılacağı meydanın ortasına küçükbaş hayvan cinsinden bir hayvan kesilip konur. Yarışın başlamasıyla, at üzerindeyken kim daha önce yerdeki hayvanı kaparak, rakip takımın ip gerilmiş (veya yere çizilmiş) sınırından öteye kim atarsa takım puan almış olur.
    Dört defa tekrarlanan bu oyunda en çok puan alan takım yarışın galibi ilan edilir. Kısaca özetlediğimiz bu oyuna, kasabanın arazi yapısı el vermediği için ancak son safhası kalmıştır. Bu yüzden günümüzde ancak, oyunun “İp Üzerinden Hayvan Atma’’ denilen son safhası yapılıyor.
    Küçükbaş hayvan yerine de büyük baş hayvan kesiliyor. O da aslında, düğün sahibinin halka velime yemeği vermek üzere kestiği hayvanın kellesidir.
    Bu yüzden adına, “Kelle Atma Yarışı” denmektedir.

  • KIZ İSTEME , NİŞAN VE DÜĞÜN ADETLERİ

    Evlenme çağına gelen gençler, daha evvelinden düğün veya şenliklerde görüp beğendiği kızı annesine bildirir. Baba ve annesi yakın akrabalarıyla birlikte bu konuyu aralarında görüştükten sonra, yanlarına hatırı sayılan kişileri de alarak kız tarafına giderler. Buna: “Dünür Gitme” denir. Dünür giden gurubun sözcüsü konumunda olan ehil ve saygın kişi, münasip bir lisanla ziyaretlerinin sebebini açıklar.
    Bu açıklamaya kız tarafı, biraz da naz ederek, düşünmek ve yakın akrabalarıyla da görüşmek için mühlet ister. Oğlan hakkında araştırma yapar. Eğer vereceklerileri cevap olumlu olacaksa, erkek tarafının bir kez daha gelmesi bir şekilde sağlanır. Genellikle kızlar hep ikinci veya üçüncü gelişte verilir. Bunun da nedeni ileride “Baban bir varışta seni bana verdi; seni başından attı.’’ deneceği var sayımıdır.

    Kız tarafına ikinci kez gelen dünürcülere, kızı vermenin nişanesi olarak, gelenlere peşkir veya havlu içerisinde sarılı elde örme birer çift yün çorap verilir. Buna: “Söz kesme” denir. Daha sonra veya aynı gün, nişan gününü belirleyerek o gün geldiğinde kız evinde dualar eşliğinde nişan merasimine başlanır. Ailenin büyüklerinden veya saygın kişilerden biri, günün önemini anlatan kısa bir konuşma yaptıktan sonra yüzükler takılır. Ardından, her iki tarafın akraba ve dostları gelin ve damada hediyelerin takılmasıyla, eğlence kısmı hariç, merasim tamamlanmış olur.


© Tüm Hakları saklıdır.
Ortahisar Belediyesi 2017 .